ÖNCE YÖNETİM!..ŞİMDİ YÖNETİM!..
ÖNCE YÖNETİM!.. ŞİMDİ YÖNETİM!..
Adıyamanspor’un bu hafta maçının olmaması ve transfer döneminin devam etmesi münasebetiyle geçen hafta ‘Ateşle Oynanmaz’ başlıklı bu köşede yayınlanan köşe yazımızdaki söylemimizin güncelliğini koruduğu kanaatindeyim. Kamuoyu, Adıyamanspor’u en azından liginde tutacak oluşumun-transferlerin yapılacağını umut etmektedir.
Geçen haftaki köşe yazımızı desteklemek adına şunları eklemek isterim: Günümüzde akılcı yöntemlerle kulüplerin büyümesi; beraberinde sorunların büyümesini getirmemektedir. Tam tersine sorunların aşılmasını kolaylaştırmaktadır.
Spor kulüplerinin büyümesini çeşitli biçimleriyle tartışmak mümkün. Üzerinde durmak istediğim Adıyamanspor içinde güncel olan futbol takımlarının güçlendirilmesi-büyütülmesi ile alakalı olanıdır.
Geçmiş yıllarda pahalı transferlerle takımların büyütülmesinin ve onun getirdiği sportif başarıların camialarına (sembolik değerleri olan kupa ve madalyalar dışında) ekonomik anlamda bir getiri söz konusu değildi. Dolayısıyla büyük paralar harcayarak kulüplerin büyütülmesi ekonomik anlamda çok riskliydi.
Bugünkü koşullar çok farklı. Özellikle futbol ligleri ‘ne kadar sportif başarı, o kadar maddi destek’ anlayışı üzerine inşa edilmiş durumda. Alt liglerden üst liglere çıktıkça veya liginde alt sıralardan üst sıralara tırmandıkça alacağı para da artmaktadır. Bu büyümenin getirdiği itibar- tanıtım ve diğer avantajlar da işin ekstrası.
Takımların büyütülmeleri derken; futbol değerleri anlamındaki total potansiyellerinin artırılması kastedilmektedir. Kalitenin artımı söz konusu. Altının 14 olan ayarını 18 ayara çıkartmak gibi! Bunu da 12 ayardaki birkaç futbolcunuzu elden çıkartıp yerlerine 24 ayardaki futbolcuları koyarak yapacaksınız. Şayet altının ayarından az çok anlıyorsanız… Anlamıyorsanız anlayanlardan yararlanacaksınız. Takımı büyütürken paranızı sokağa atmıyor, sadece sermayenizi artırıyorsunuz. Yeterli nakit’iniz yok ise borçlanacaksınız. Kulübün 2.7 Milyon TL olan borcunu gerekiyorsa 3.5 Milyon TL’ye çıkartacaksınız.
Şahsen de risk almanız gerekiyorsa alacaksınız, bedel ödemeniz gerekiyorsa ödeyeceksiniz.
Daha özele ineyim: Adıyamanspor kulübü geçmiş zamanlarda da borçlandı. Ama borçlarını ödedi. Örneğin geçmiş Başkanlardan Sn. Hüseyin Pektaş’a 700 bin TL borç ödendiğini söyleyen Sn. Nöyfel Bozdoğan değil mi? Sonra Başkan Sn. Bozdoğan’ın daha birkaç yıl önce kulüpten şahsi alacağının 1.5 Milyon TL civarında olduğu söyleniyordu. En azından çok önemli bir kısmının alınmış olması gerekir ki bugün böyle bir şahsi alacaktan bahsedilmiyor. Bu demektir ki bu kulüp, bazı dönemler şahıslara borçlansa da bunu ödeyebiliyormuş. Bugün bu kulüp maksimum 500 Bin TL ile bu zor süreci atlatabilecek. Sn. Bozdoğan bu parayı başka kaynaklardan bulamıyorsa geçmiş yıllarda ‘verip tekrar aldığı gibi’ yapabilir. Hatta yapmalıdır! Bu risk de olsa Sn. Bozdoğan’a düşer!
Aynı piyasada kalabilmek için rakiplerinizle yarışabilir-rekabet edebilir noktada olmak durumundasınız. Çünkü bulunduğunuz piyasayı ( ligi ) kaybederseniz aynı piyasaya şimdiki sermayenizin mislileriyle dahi giremeyebilirsiniz!
Adıyamanspor’un yüz binlerce seveni var. Bir şekilde ilgileneni var. Ve bu insanlar Adıyamanspor’u bir üst ligde görmeyi beklerken bir alt lige düşmesini hazmedemezler, sindiremezler… Bunda payı olanları, ihmali olanları affetmezler…
Dileriz olmaz… Dileriz yanılalım!
Fakat bugün öngörümüzü paylaşmak durumundayız. Bunları sürecin başka bir anında vurgulamanın hiçbir anlamı kalmaz.
Evet bu sezon da Adıyamanspor kulübünü liginde kalabilme adına bekleyen risk çok fazla. Şu ana kadarki hamleler umut verici değil.
Böyle durumlarda transfer sezonu bittikten sonra insiyatif bir ölçüde yönetimlerden çıkar. Adıyamanspor yönetimi, insiyatif elinde iken son hamlelerini iyi yapmalı, transferin kalan süresini iyi değerlendirilmeli diye düşünüyorum.
Ve bir kez daha altını çizerek vurgulamak istiyorum.
Bu kulübün geleceğine yön verenler, tabloya bir kez daha bakın!
Doğru okuyun, doğru tartın.
Ateşle oynanmaz!
Ligimizin ikinci yarısına başlıyoruz.
İlk maçımız sahamızda Körfezspor ile. Umarım taraftar, bu maçta sahada umut veren bir takım görür. Güven veren bir takımı bu taraftarın nasıl bağrına bastığını, nasıl desteklediğini, onların desteğiyle o takımın nice takımları dize getirdiğini hep beraber geçen sezon gördük.
Taraftarın bu maçta da takımı yalnız bırakmaması gerek.
Sakın kimse Körfezspor’un ilk maçta sahasında bizi yenememesine ve son maçında Çankırıspor’a 4-0 mağlup olmasına aldanmasın! Bu takımın oynamış olduğu maçlarda göze çarpan en önemli istatistik; şu ana kadar almış olduğu 25 puanın yarısını ( 12 puan ) deplasmanda almış olmasıdır. Ve bu takım halâ grubumuzda Play- Off’un en büyük adaylarındandır. Taraftarın duruşunu (sabrını), takımımızın bu maçla ilgili oyun anlayışını şekillendirirken bu istatistiği de göz önünde bulundurması gerekir diye düşünüyorum.
Dilerim ikinci yarıya güzel başlarız! Sezonu güzel bitiririz.
Bu camia bunu başarır, ‘herkes üzerine düşeni yaparsa!’
Fakat önce yönetim! Şimdi yönetim!
Bu yazı toplam 288 defa okundu.